• Anasayfa
  • Yûsuf  suresi
  • Yûsuf  105
  • Yûsuf Suresi 105. Ayet Meali

  • وَكَأَيِّن
  • مِّنْ
  • ءَايَةٍ
  • فِى
  • ٱلسَّمَٰوَٰتِ
  • وَٱلْأَرْضِ
  • يَمُرُّونَ
  • عَلَيْهَا
  • وَهُمْ
  • عَنْهَا
  • مُعْرِضُونَ
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.
  • Diyanet Vakfı: Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Bununla beraber göklerde ve yerde ne kadar âyet var ki, onunla yüz yüze gelirler de yine de yüz çevirip geçerler.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Bununla beraber göklerde, yerde nice deliller vardır ki, yüz yüze gelirler de onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Bununla beraber göklerde ve yerde ne kadar âyet var ki, onunla yüz yüze gelirler de yine de yüz çevirip geçerler.
  • Ali Fikri Yavuz: Göklerde ve yerde (Allah’ın birliğine, kudret ve azametine delâlet eden) ne kadar alâmet var ki, insanlar, üzerlerinden geçerler de, bunlardan ibret almayıp yüz çevirirler.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Bununla beraber Göklerde yerde ne kadar âyet var ki üzerine uğrarlar onlardan yüz çevirir geçerler
  • Fizilal-il Kuran: Göklerde ve yerde nice ayetler, nice ibret içerikli belgeler vardır, yanlarından geçtikleri halde onları umursamazlar.
  • Hasan Basri Çantay: Göklerde ve yerde (Allahın varlığını, birliğini ve kemâl-i kudretini isbat eden) nice âyetler (nişaneler) vardır ki (insanlar) bunlardan yüz çevirici olarak, üstüne basar geçerler.
  • İbni Kesir: Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki; yüzlerini çevirerek onları görüp geçerler.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Ve göklerde ve yerde nice alâmetler vardır ki, (nâsın ekserisi) onlardan yüz çevirir oldukları halde onların üzerinden geçer giderler.
  • Tefhim-ul Kuran: Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, onlar ona sırtlarını çevirip giderler.
  • Kuran Yolu: Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.  
  • Kuran Yolu Tefsiri: «Âyet» kelimesi lügatte, alâmet, şaşılacak şey ve cemaat manalarına gelir. Terim olarak, Kur’an-ı Kerim’in kısa veya uzun bir parçası demektir. Burada «âyet» kelimesi alâmet, delil ve ibret veren şey manalarında kullanılmıştır. Yani Allah’ın varlığına, birliğine, ilmine, kudretine ve hikmetinin kemâline delâlet eden, gerek insanın kendinde, gerekse dış dünyada, göklerde ve yerde nice delil vardır ki bunlar insanların nazar-ı dikkatlerine sunulmuştur. İnsan oğlunun ilmî, fikrî, felsefî ve teknik hayatı bu olaylarla her zaman karşı karşıyadır. Buna rağmen, bu varlıkları yaratanı düşünmeden, ibret almadan yüz çevirir geçer. Halbuki insan oğlu, bu tabiat olayları üzerinde düşünse, bunlardaki incelikleri ve bunlara hakim olan ilâhî kanunları bulup keşfedecektir, dolayısıyla hem dünyada terakki edecek, hem de ahirette mutlu olacaktır.
  • Kuran Yolu Tefsiri: